Monthly Archive for Ağustos, 2008

Garbage – The World Is Not Enough

I know how to hurt,I know how to heal
I know what to show and what to conceal
I know when to talk and I know when to touch
No one ever died from wanting too much

The world is not enough
But it is such a perfect place to start, my love
And if you’re strong enough
Together we can take the world apart, my love

People like us know how to survive
There’s no point in living if you can’t feel alive
We now when to kiss and we know when to kill
If we can’t have it all then nobody will

The world is not enough
But it is such a perfect place to start, my love
And if you’re strong enough
Together we can take the world apart, my love

I feel safe, I feel scared
I feel ready and yet unprepared

The world is not enough
But it is such a perfect place to start, my love
And if you’re strong enough
Together we can take the world apart, my love

The world is not enough
The world is not enough
No nowhere near enough
The world is not enough

Şarkıyı bilgisayarınıza indirmek için BURAYA tıklayınız..

Bob Dylan – Mr. Tambourine Man

Hey! Mr. Tambourine Man, play a song for me,
I’m not sleepy and there is no place I’m going to.
Hey! Mr. Tambourine Man, play a song for me,
In the jingle jangle morning I’ll come followin’ you.

Though I know that evenin’s empire has returned into sand,
Vanished from my hand,
Left me blindly here to stand but still not sleeping.
My weariness amazes me, I’m branded on my feet,
I have no one to meet
And the ancient empty street’s too dead for dreaming.

Hey! Mr. Tambourine Man, play a song for me,
I’m not sleepy and there is no place I’m going to.
Hey! Mr. Tambourine Man, play a song for me,
In the jingle jangle morning I’ll come followin’ you.

Take me on a trip upon your magic swirlin’ ship,
My senses have been stripped, my hands can’t feel to grip,
My toes too numb to step, wait only for my boot heels
To be wanderin’.
I’m ready to go anywhere, I’m ready for to fade
Into my own parade, cast your dancing spell my way,
I promise to go under it.

Hey! Mr. Tambourine Man, play a song for me,
I’m not sleepy and there is no place I’m going to.
Hey! Mr. Tambourine Man, play a song for me,
In the jingle jangle morning I’ll come followin’ you.

Though you might hear laughin’, spinnin’, swingin’ madly across the sun,
It’s not aimed at anyone, it’s just escapin’ on the run
And but for the sky there are no fences facin’.
And if you hear vague traces of skippin’ reels of rhyme
To your tambourine in time, it’s just a ragged clown behind,
I wouldn’t pay it any mind, it’s just a shadow you’re
Seein’ that he’s chasing.

Hey! Mr. Tambourine Man, play a song for me,
I’m not sleepy and there is no place I’m going to.
Hey! Mr. Tambourine Man, play a song for me,
In the jingle jangle morning I’ll come followin’ you.

Then take me disappearin’ through the smoke rings of my mind,
Down the foggy ruins of time, far past the frozen leaves,
The haunted, frightened trees, out to the windy beach,
Far from the twisted reach of crazy sorrow.
Yes, to dance beneath the diamond sky with one hand waving free,
Silhouetted by the sea, circled by the circus sands,
With all memory and fate driven deep beneath the waves,
Let me forget about today until tomorrow.

Hey! Mr. Tambourine Man, play a song for me,
I’m not sleepy and there is no place I’m going to.
Hey! Mr. Tambourine Man, play a song for me,
In the jingle jangle morning I’ll come followin’ you.

Şarkıyı bilgisayarınıza indirmek için BURAYA tıklayınız..

Düz Mantık – Oturuyorum

Sağımda bir bataklık solumdaysa uçurum
Ya yavaş yavaş batıyor yada lak diye düşüyorum
Elimi tutan yok olsa da fark etmez avuçlarım terliyor
Son sözümü söyliyemiyorum çünkü aklıma bir şey gelmiyor

Hiçbir sebebim yok gitmek için uzaklara
Evde uyumak varken ne bok yiycem uzaklarda
Süper güçlerim olsa süpermarketin yolunu tutardım
Ama yok ve ölürüm eğer kaybolursa numarası bakkalın

Takvime bir çizik atıyorum sensiz geçen gün başına
Şaka lan şaka ne çizik atıcam işim mi yok allah aşkına
Bu sana yazdığım son şarkı olsun bir daha yazarsam dönek de
Bana tek koyan şey senden sonra hep tost yiycem yemekte

Şarkıyı bilgisayarınıza indirmek için BURAYA tıklayınız..

Bu Kadar Sevebilir misiniz???

Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez…. Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç… Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başardılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında….

Sırf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin öbür ucundaki o durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra…
Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de çok mutlu…

Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri hiçbir şeyi umursamadılar.

Ayın sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen, banka hesabında para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren sevgilerden değildi onlarınki…

Günler günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü, büyüdü…

Tek eksikleri çocuklarının olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağman çocuk sahibi olmayınca, “bütün mutlulukların bizim olmasını beklemek, bencillik olur” diyerek devam ettiler hayatlarına.

Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler… “Senin için ölürüm” derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama ve adma “Hayır, ben senin için ölürüm” diye yanıt verirdi hep…

Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not görürdü kadın, “Bir tanem, kütüphanenin ikinci rafına bak….”

Kütüphanenin ikinci rafında başka bir not olurdu, “Mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok sevdiğimi sakın unutma” Mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notları okuya okuya koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet çiçek, kimi zaman en sevdiği çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla karşılaşırdı…

Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi zaten….

Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne kadar yoğun olursa olsun hep birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar verdiler. Adam, hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul etmeye başladı. Kadın da mimarlık bürosunu kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı. Artık daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde dolaşırken, harap durumda bir ev gördü kadın, üzerinde “satılık” levhası asılı olan. “Ne dersin, bu evi alalım mı?” dedi adama. “Bu viraneyi yıktırır, harika bir ev yaparız. Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan, martıları kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım burayı…” “Sen istersin de ben hiç hayır diyebilirmiyim?” diye yanıt verdi adam. “Amerika’daki tıp kongresinden döner dönmez ararım emlakçıyı… Kaç para olursa olsun, burası bizimdir artık….”

Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde, ayrılmaları zor oldu adam Amerika’ya giderken. Her gün, her saat konuştular telefonla. Gözyaşları içinde kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün sonra, kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın. Eskisi kadar mutlu görünmüyor, konuşmaktan kaçınıyordu. Onu neşelendirmek için, sahildeki evi hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç beklemediği bir cevap aldı: “Canım, o ev bizim bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut…”

Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da acı, daha da çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri. Derdini söylemesi için yalvardı adama, “Senin için ölürüm, biliyorsun, ne olur anlat” diye dil döktü boş yere… Yıllardır sevdiği
adam, duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki. Ona ulaşmaya çalıştıkça, beton duvarlara çarpıyordu kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği…

Bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının birlikte geçtiği arkadaşına dert yanarken, “Artık dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım” diye sözünü kesti arkadaşı. “O, seni aldatıyor. İş yerimin tam karşısındaki restoranda genç bir kadınla yemek yiyiyor her öğlen. Sonra sarmaş dolaş biniyorlar arabaya….”

“Sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları” diye bağırdı kadın. Onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla suçladı….

Ertesi gün, öğle vakti o restoranın hemen karşısında bir köşeye sindi sessizce ve peri masallarının sadece masal olduğunu anladı… Kocasının eskiden aynı hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı hemen. Bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl sarıldığını gördü adamın…

Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen ağlayarak, bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi. İnkar etmedi adam. Zamanla duyguların değişebildiği, insanların orta yaşa geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir şeyler geveledi ağzında ve bavulunu alıp gitti evden. Kapıdan çıkarken, “son bir kez kucaklamak isterim seni” diyecek oldu ama kadın, “defol” dedi nefretle…

İlk celsede boşandılar… Modern bir aşk hikayesinin böyle son bulmasına kimse inanamadı. Arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın. Adamın, sevgilisiyle birlikte Amerika’ya yerleştiğini öğrendi. Bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini hissedince, ağlama nöbetleri geçiriyor, aşkın yerini, en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin alması için dua ediyordu.

Aradan bir yıl geçti… Her şeyin ilacı olduğu söylenen zaman bile, kadının derdine çare olamamıştı. Bir sabah, ısrarla çalan zilin sesiyle uyandı. Kapıyı açtığında, karşısında o kadını gördü. “Sen, buraya ne yüzle geliyorsun” diye bağırmak istedi ama sesi çıkmadı.

“Lütfen, içeri girmeme izin ver, mutlaka konuşmamız gerekiyor.” dedi genç kadın. Kanepeye ilişti ve zor duyulan bir sesle konuşmaya başladı: “Hiçbir şey göründüğü gibi değil aslında. Çok üzgünüm ama o bir saat önce öldü.
Geçen yıl Amerika’daki kongre sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir senelik ömrü kaldığını. Buna dayanamayacağını, hep söylediğin gibi onunla birlikte ölmek isteyeceğini biliyordu. Seni kendinden uzaklaştırmak için, benden sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesine de haber vermedi.

Birlikte Amerika’ya yerleştiğimiz yalanını yaydı. Oysa ilk karşılaştığınız otobüs durağının karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi görüyor ve kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış, bakıcısı beni aradı, son anda yetiştim. Sana bu kutuyu vermemi istedi…” Gözlerinden akan yaşları durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen oracıkta ölmek istiyordu. Eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl edebildi.

İtinayla katlanmış bir sürü kağıt duruyordu kutuda. İlk kağıtta, “Lütfen bütün notları sırayla oku bir tanem” diyordu… Sırayla okudu; “Seni çok sevdim”, “Seni sevmekten hiç vazgeçmedim”, “Senin için ölürüm derdin hep, doğru söylediğini bilirdim.” “Fakat benim için ölmeni istemedim”

“Şimdi bana söz vermeni istiyorum.” “Benim için yaşayacaksın, anlaştık mı?” son kağıdı eline alırken, kutuda bir anahtar olduğunu gördü kadın…

Ve son kağıtta şunlar yazılıydı:

“Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım. Kocaman terasta martılarla kahvaltı ederken, ben hep seni izliyor olacağım….”

James Blunt – You’re Beautiful

My life is brilliant.
benim hayatım harika

My love is pure.
benim aşkım saf

I saw an angel.
bir melek gördüm

Of that I’m sure.
evet eminim o

She smiled at me on the subway.
metrodan bana gülümsedi

She was with another man.
o başka bir adamlaydı

But I won’t lose no sleep on that,
fakat ben bu yuzden hic bir uykumu kaybetmeyecegim,

‘Cause I’ve got a plan.
çünkü bir planim var

You’re beautiful. You’re beautiful.
sen güselsin,sen güzelsin

You’re beautiful, it’s true
sen güzelsin,bu doğru
.
I saw your face in a crowded place,
kalabalık biryerde yüzünü gördüm

And I don’t know what to do,
ve ne yapacagimi bilmiyorum

‘Cause I’ll never be with you.
çünkü bn asla seninle olmayacağım

Yeah, she caught my eye,
evet,o gözlerimi yakaladı

As we walked on by.
bizim geçerek üzerinde yürüdüğümüz gibi

She could see from my face that I was,
o benim olduğumu yüzümden görebilirdi

Fucking high,
yüksek beceriyordu

And I don’t think that I’ll see her again,
ve onu tekrar göreceğimi bilemezdim

But we shared a moment that will last till the end.
fakat bir süre paylaştık, sonuna kadar devam edecek

You’re beautiful. You’re beautiful.
sen güselsin,sen güzelsin

You’re beautiful, it’s true.
sen güzelsin,bu doğru

I saw your face in a crowded place,
kalabalık biryerde yüzünü gördüm

And I don’t know what to do,
ve ne yaptığını bilmiyorum

‘Cause I’ll never be with you.
çünkü ben asla seninle olmayacağım

You’re beautiful. You’re beautiful.
sen güzelsin,sen güzelsin

You’re beautiful, it’s true.
sen güzelsin,bu doğru

There must be an angel with a smile on her face,
yüzündeki gülümsemede bi melek var olmalı

When she thought up that I should be with you.
o düşündüğü zaman ben seninle olabilirdim

But it’s time to face the truth,
ama gerçekle yüzleşmenin tam zamanı

I will never be with you
ben asla seninle olmayacağım

Şarkıyı bilgisayarınıza indirmek için BURAYA tıklayınız..

Celine Dion – My Heart Will Go On (Titanic)

Every night in my dreams
Her gece rüyalarımda

I see you, I feel you
Seni görüyorum, seni hissediyorum

That is how I know you go on
Bu şekilde devam ettiğini biliyorum

Far across the distance and spaces between us
aramızdaki uzak mesafe ve boşluklardan

You have come to show you go on
Devam ettiğini göstermek için geldin

Near, far, wherever you are
Yakın, uzak, nerede olursan ol

I believe that the heart does go on
İnanıyorum ki kalp çarpmaya devam edecek

Once more you open the door
Bir kez daha, kapıyı açıyorsun

And you’re here in my heart
Ve sen burda kalbimdesin

And my heart will go on and on
Ve kalbim çarpmaya devam edecek…
Love can touch us one time
Aşk bize bir gün dokunabilir

And last for a lifetime
Ve bir ömür sürer

And never let go till we’re one
Ve bir olduğumuz sürece gitmesine izin vermeyiz

Love was when I loved you
Aşk seni sevdiğim zamandı

One true time I hold to
Seni bir kere gerçekten sardığım zaman

In my life we’ll always go on
Hayatımda hep devam edeceğiz

Near, far, wherever you are
Yakın, uzak, nerede olursan ol

I believe that the heart does go on
İnanıyorum ki kalp çarpmaya devam eder

Once more you open the door
Bir kez daha, kapıyı açıyorsun

And you’re here in my heart
Ve sen burda, kalbimdesin

And my heart will go on and on
Ve kalbim çarpmaya devam edecek..

There is some love that will not go away
Asla kaybolmayacak bir sevgi var

You’re here, there’s nothing I fear
Sen burdasın, korktuğum hiçbir şey yok

And I know that my heart will go on
Ve biliyorum ki kalbim çarpmaya devam edecek

We’ll stay forever this way
Sonsuza dek bu şekilde kalacağız

You are safe in my heart
Kalbimde güvendesin

And my heart will go on and on
Ve kalbim çarpmaya devam edecek ve edecek

O çarpmaya hep devam edecek..Hiç bitmeyecek tükenmicek durmucak..

Şarkıyı bilgisayarınıza indirmek için BURAYA tıklayınız..

Antares – Gönül Vazgeçmiyor

Katıldım yitik bir rüzgarın soluğuna
Kurtulamadım bir türlü, gönül vazgeçmiyor
Düştüm görmez bir dilberin sevdasına
Kurtulamadım bir türlü, gönül vazgeçmiyor.

Sever de dedim, bir sevdaya gönül verdim
Sanki bende başkasını mı bulacak derdim
Sevmedi ah! Ben bu kör aşka yenildim
Kurtulamadım bir türlü, gönül vazgeçmiyor.

Heyecanlı yürek sakinleşir durulur
Elbette birgün kendinin layığını bulur
Diye diye bekledim böyle iş mi olur
Kurtulamadım bir türlü, gönül vazgeçmiyor.

Güneş doğsa olur artık ta tepelerden
Gönül geçse olur artık şu sevmelerden
Bıktım ağlamalardan inlemelerden
Kurtulamadım bir türlü, gönül vazgeçmiyor.

Söylerim derdimi dinleyen olmasada
Şu feryadımı acımasız yar duymasada
Gönül duyulmaz feryatlardan bıksa da
Kurtulamadım bir türlü, gönül vazgeçmiyor.

Şarkıyı bilgisayarınıza indirmek için BURAYA tıklayınız..

Valeband – Resimsiz Hikaye

Artik benim degilsin
Yagmurlar yagsin gökler delinsin
Artik benle degilsin
Körolasi yalnizlik bu..seni kaybettim

Resimsiz bir hikaye bu
Hiçbisey sebep degil buna
Sadece yalnizligim..o kadar

Masum ask öyküsü degil
Delice yasanmis öyle bitmis
Kör etmis(eden) büyük asklari biraz bunu hak etmis..

Zarar vermis çok incitmis
Ama güzelmis..çok güzelmis
Büyük hazineler bile bu kadar zengin degilmis

Asilmaz günah tepesi degil
Ama görenler hiç anlamamis
Seytanlari taslamaktansa
Vazgeçirmisler onlari

Bagislanmamis bir gerçek bu
Akli tükenmis gördügünde
Isledigi günahlari gibi issizca çökmüs üstlerine

Düsüp kirilan resmi degil
Dagilan yüregiymis her yere
Içinde son damla kalan onurunu(gururu) yitirmis böylece

Kendi cennetine dönen katilmis o (Kendi cennetine dönen pisman katilmis o)
Cehennemi yaktigini sanmis ve vurmus içinde kalanlari
ama ölmemis yalanlari

Asilmaz günah tepesi degil
Ama görenler hiç anlamamis
Vazgeçirmeye çalismis
Vazgeçirmisler onlari

Sarap kadehe dolmaya baslarken ben içinde bogulup ölüyorum sanki..
Her seferinde daha geç her seferinde daha korkunç
Dogru olan aklim mi?(yoksa) bu izdirap birsey mi anlatiyor?
Evet vazgeçmek istemiyorum çünkü ölüm korkutuyor beni
Artik kaçmak (da) gelmiyor içimden
Ya son kez kapamaliyim gözlerimi ya da uyanip bu rüyadan görmeliyim seni..

Şarkıyı bilgisayarınıza indirmek için BURAYA tıklayınız..

Gamgama – Sensizliğe Elveda

Düngece rüyamda seni gördüm yine
kanatlanmış uçuyordun yine
uyandım gerçek sandım baktım
yine sen yoktun yanımda

sen gittin gideli dünyamdan
hergün birşeyler gidiyor dünyamdan
buraları artık haram bana
aç kollarını geliyorum sana

bıktım artık bu gerçekle
sensiz hayat hikaye
esas gerçekler senleyken
hikayelerle kaldım biçare

yoruldum artık tak etti canıma
mahşer yerinde kaldım burada
seni hala seviyorum geliyorum yanına
sensizliğe elveda

Şarkıyı bilgisayarınıza indirmek için BURAYA tıklayınız..

Gargara – Beter Oldum

Gözlerimden uzak da bir yerdesin
Tenim yok yalnızım
Nerde elin
Dudaklarım boş yere kıpırdıyor
İsmini sayıklasam gelir misin

Hayata küstüm hayata
Hayata küstüm hayata….

Artık çok yalnızım şimdi anlıyorum
Kimse seslenmesin inan çok yorgunum
Dayanacak gücüm yok hayata
Sadece seni istiyorum
Yazık bana

Hayata küstüm hayata
Hayata küstüm hayata….

Baktığım her yerde sen hayatım halüsinasyon
Gözlerim görmez oldu beter oldum
Baktığım her yerde sen hayatım halüsinasyon
Ellerim tutmaz oldu beter oldum
Baktığım her yerde sen hayatım halüsinasyon
Kalbim atmaz oldu beter oldum
Baktığım her yerde sen hayatım halüsinasyon
Nefes alamaz oldum beter oldum,beter oldum

Şarkıyı bilgisayarınıza indirmek için BURAYA tıklayınız..