Monthly Archive for Nisan, 2009

Lynyrd Skynyrd – Sweet Home Alabama

Big wheels keep on turning,
Carry me home to see my kin
Singing songs about the southland.
I miss ole bamy once again and i think it’s a sin. yes.

Well, i heard mister young sing about her.
Well, i heard ole neil put her down.
Well, i hope neil young will remember
A southern man don’t need him around anyhow.

Sweet home alabama where the skies are so blue.
Sweet home alabama, lord, i’m coming home to you.

In birmingham they love the gov’nor. oooh hoo hoo.
Now we all did what we could do.
Now watergate does not bother me.
Does your conscience bother you, tell the truth.

Sweet home alabama where the skies are so blue.
Sweet home alabama, lord, i’m coming home to you.

Now muscle shoals has got the swampers
And they ve been known to pick a song or two.
Lord, they get me off so much,
They pick me up when i’m feeling blue, now how about you.

Sweet home alabama where the skies are so blue.
Sweet home alabama, lord, i’m coming home to you.

Sweet home alabama where the skies are so blue.
Sweet home alabama, lord, i’m coming home to you.

Şarkıyı bilgisayarınıza indirmek için BURAYA tıklayınız..

Duman – Dibine Kadar

Yazdım çizdim hayal ettim
Sazla sözden ibarettim
Arkamı döndüm emanet ettim
Anlayamadın ya

Aklım fikrim kaynayınca
Söz müzikle ağlayınca
Kalbimi açtım ibadet ettim
Anlayamadın ya

Ama o anladı
O beni anladı
Dibine kadar
Dibine kadar

Güldüm geçtim genceciktim
Aşk içinde meşke daldım
Kendimi buldum onu kaybettim
Anlayamadın ya

İyisin hoşsun bir yokuşsun
Harbiden baya bi boşsun
Şarkıya türküye lanet olsun
Anlayamadın ya

Ama o anladı
O beni anladı
Dibine kadar
Dibine kadar

Süper bir şarkı, süper sözler.. Evet gerçekten o beni anladı.. ya şimdi ?
Ayrıca helal olsun, sarhoş ve senden daha güzel şarkılarını da dinlemelisiniz hatta tüm albüm.. =) Bu arada duman sevenler 2 mayısta izmirde biletler 34 ytl..

Nazım Hikmet – Hayatı Iskalamaya Lüksün Yok Senin!

Nazım Hikmet’ten aşk üstüne…

Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.

Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan “Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?” diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.

Sen, “Ama senin için şunu yaptım” derken o, “şunu yapmadın” diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. “Peki o ne yaptı” deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.

Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. “Acılara tutunarak” yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki…. Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası….

Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini…

NAZIM HİKMET